Çocuk Dişhekimliği

Hamilelikteki beslenme çocuğun diş sağlığını etkiler mi?
Hamilelikteki beslenme, fetusun gelişiminde önemli rol oynar. Kalsiyumdan zengin beslenen bir anne çocuğunun diş ve kemiklerinin sağlıklı olmasını garanti altına alır.

Hamilelikte kullanılan ilaçlar bebeğin dişlerini etkiler mi?
Bazı İlaçlar ve antibiyotikler vardır ki hamilelikte kesinlikle alınmamalıdır. Bu ilaçlar fetusun gelişimi ırasında defekt oluşturabilirler. Tetrasiklin grubu antibiyotikler hamilelikte alındığında çocuğun dişlerinde kalıcı koyu renk lekelere sebep olur. Bu sebeple, hamilelik döneminde ilaçların doktor reçetesi olmayan alınması sakıncalıdır.

İlk diş hekimi randevusu hangi yaşta olmalıdır.
Genelde 2-2,5 yaş civarı ilk randevu için uygundur. Daha sonrada 6 ayda bir diş hekimine yapılacak ziyaretler, süt dişlerinin ve ilerde karışık dişlenme döneminde ağızda yer alacak dişlerin sağlığı açısından gereklidir. Diş hekimine sadece kontrol amaçlı ziyaretler çocuğun diş hekimi muayenesine alışmasına’ da kolaylık sağlar.

Süt dişleri nedir?
İnsanlar hayatları boyunca iki kez dişlenir. İlk çıkan diş serisi, süt dişleridir, primer dentisyondur. Bu dişler çiğneme konuşma fonksiyonunun yanı sıra, sonra ağızda yer alacak daimi dentisyonun da yer muafızlarıdır.
Süt dişleri kalıcı dişlere göre genellikle daha beyazdır ve aralarında boşluklar vardır.Bu boşluklar yer rezervleri olarak adlandırılır.Daimi dentisyonda dişler daha hacimli olacağı için onlara yer sağlamak içindir.

Süt dişleri ne zaman dökülür?
Çocuğa göre değişkenlik göstermekle birlikte, süt dişleri genellikle 6 yaş civarı değişmeye başlar. Ortalama 11 yaşa kadar süren bu döneme karışık dişlenme dönemi denir. Çünkü hem süt hem daimi dişler aynı anda ağızda yer alır.

Fazla ya da Eksik Diş Olması Normal Midir?
Bazen dentisyonda fazladan bir diş görülebilir. Şekli normal olabildiği gibi cüce diş veya konik diş şeklinde de olabilir. Kök hacmi yeterince olmadığından bu dişleri çekmek ve akabinde ortodontik tedavi ile kalan dişleri sıralamak gerekebilir.
Bazen de diş dizisinde eksik diş olabilir. Aslında oldukça sık rastlanan bir durumdur. Bu da dişler arası boşluklara sebep olacağından uygun zamanda ortodontik tedavi gerektirir.

Diş Çıkarma
Bebekler genelde diş çıkarma sırasında zorluklar yaşayabilirler. Uykusuzluk, yemek problemleri, diyare, kusma ve ateş gibi sorunlar olabilir. Bu dönemde bebeklere çiğnemesini sağlayacak yumuşak oyuncaklar verilebilir hatta bunlar buzdolabında soğutulup da verilebilir. Enflamasyonu geçiren bir takım jeller geçici bir süre de olsa rahatlama sağlayabilir.

Fırçalamaya Başlamak İçin Hangi Yaş Uygundur?
12 aydan itibaren çocuğa bebek fırçası vererek macunsuz bile olsa fırçalaması için teşvik etmek gerekir. Elbette kendi kendine yapacağı fırçalama yeterli olmaz mutlaka ebeveyn yardımı gerekir. Ama kendi kendine yaptığında onu takdir etmek için, cesaretlendirmek, onun diş fırçalama alışkanlığının yerleşmesini sağlayacaktır. Başlangıçta sadece nemli bir fırça temizlik için yeterlidir. Çocuk çalkalamayı ve tükürmeyi öğrendikten sonra çok az bir miktar macun konulabilir. Macunu yuttuğunu düşünüyorsanız çocuklar için fluorid içermeyen macunları kullanabilirsiniz. Fırçalama sabah ve akşam yatmadan önce mutlaka yapılmalıdır.

Biberon Çürüğü Nedir?
Bu tip çürük genellikle gece uyku sırasında ya da uyku öncesi şekerli içeceklerin biberonla verilmesi sonucu oluşur. Birden çok dişi kapsar. Dişler önce koyulaşır sonra dişlerde kırılmalar meydana gelebilir. Çocuk gıda alırken, ısı değişikliklerinden ağrı duyabilir.

Fissür Örtücü Nedir?
Genellikle azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerindeki yer olan çukurcuklar çok derindir. Bu oluklar bakteri plağının rahatlıkla tutunmasına imkan yaratacak bir yapıdadır. İşte bu bölgelerde çok sık çürük oluşumu görülür. Diş hekimleri bu olukları bir tür dolguyla kaplar, bu işlemle oluklar sığ bir hal alır. Böylece bu bölgelerden başlama olasılığı yüksek olan çürükleri önleyebiliriz.

Yer Tutucu Nedir?
Bazen süt dişleri düşme zamanından önce çekilir. Bu kayıp, komşuluğu olan dişlerin oraya kaymasına, daha sonra yer alacak daimi dişin yerinin daralmasına sebep olur. İlerleyecek, diş dizisinin genelinde kusurlar oluşabilir. Bu duruma gelmeden o yeri muhafaza etmek amacıyla diş hekimi yer tutucu denen bir aygıt uygular. Bu aygıtın uygulanması gayet kolay ve her çocuğun tolere edebileceği basit bir uygulamadır.

Çocukların Parmak Emmesi
Bebekler oral dönemden itibaren dış dünyayı ağızlarıyla tanırlar. Ellerini de ağzına alması bu dönemde başlar. Bu durum bazen çocuklukta devam eder ve bir parafonksiyona dönüşecek kadar uzun süre ve tekrarlayıcı olabilir. Genellikle 3 yaşa kadar parmak emme, emzik emmenin sakıncasız olduğu kabul edilebilir.
Bu dönemden sonra hala parmak emme ya da emzik kullanımı devam ederse diş ve çene yapısında bozulmalar görülmeye başlanır. Bunların kalıcı olmaması için bu davranış kırılmalıdır. Bu amaçla bir takım parmak bandajları, tırnağa uygulanan tadı acı ilaçlar gibi yöntemler kullanılır. Bunlarla çözülemeyen bir durum devam ediyorsa o zaman diş hekimi bir aparey hazırlayarak parmak emme sorununu tamamen bu apareyin kullanılmasıyla çözebilir. Parmak emmenin yol açtığı maloklüzyon denilen diş dizilimi bozukluğuna başka alışkanlıklarda sebep olabilir; tırnak yeme, kalem ısırma, yutkunurken alışkanlıkla dili öne getirme gibi.

Bebeklik ve Çocukluk Dönemi Diş Çürükleri
Tıpkı bir yetişkin ağzı gibi bebeklerin ağzında da bakteriler mevcuttur . Bu bakteriler yeterince şeker bulunca beslenirler ve dişleri çürüten asitli ortamı oluştururlar.Bir çok aile maalesef hala bebeklerin biberon içeceklerine şeker karıştırmakta ya da emziklerini bal ve diğer şekerli besinlere bulaştırıp vermektedir,bu beslenme şekli 5-6 yaşlarına kadar da devam etmektedir. Bebeklerin bu yanlış şekilde beslenmesi,  ağızda çoktan yeralmış süt dişlerine ,çürük olarak geri dönmektedir. Bunun yanısıra emzik ve biberonun uzun süreli kullanımı da ( 4- 5  yaşlarına kadar ) hem bu alışkanlıkların kırılmasını güçleştirmekte hem de ağız, diş, çene sisteminin bozulmasına başlangıç oluşturmaktadır. Süt dişlerinde çürük kavitelerinin bulunması çocukda huzursuzluk , ağrı , kaviteye bağlı dişeti kanamaları , ileri safhalarda dişetinde ve yumuşak dokuda şişmelere sebep olmaktadır. Ayrıca süt dişlerinde çürük kavitelerinin mevcudiyeti  altından gelecek daimi dişlerin yer rezervlerinin  yok olmasına sebep olur. Çünkü ilk süren daimi diş  6 yaş dişleri ,süt dişlerine göre çok hacimli , kuvvetli dişlerdir ve önündeki süt dişi veya dişlerinde kavite varsa o kavitenin bulunduğu yere doğru  kayarak  sürer  böylece o süt dişinin altından gelecek daimi dişe daha az yer kalır. İşte bu durum daimi diş dizisinde yer darlığı ve çapraşıklık sorununu ortaya çıkarır.

Çocuklarda Dişeti Hastalıkları
Ağızda yemek artıklarının mevcudiyeti bakteri plağı oluşmasının temel sebebidir.Bakteri plağı dişeti kenarında olduğunda gingivitis  dediğimiz dişeti hastalığının en birinci sebebidir. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi dişetleri kanamalı ve şiştir , buna ilave olarak ağız kokusu da mevcut olabilir. Gingivitisden korunma ve tedavi , düzenli fırçalama ve dişhekiminde  yapılacak olan diş temizliği ile mümkündür. Dişeti hastalıklarının daha agresif formları puberte dönemindeki hormonal değişikliklerle birlikte görülebilir. Lokalize agresif periodontitis  gençlerde birinci azı ve kesici dişlerde sıkça görülür , plak ve diştaşı az olmasına rağmen dişleri saran alveol kemiğinde bazen tahribata yol açabilir. Generalize tipinde ise genellikle dişlerin hemen hepsini ilgilendirir, plak ve diştaşı yoğundur , dişeti ödemli ve buna bağlı olarakta kanamalıdır. Bazen de yine çocuk ve gençlerde dişeti hastalıkları sistemik hastalıklara eşlik ederek görülür. Bu hastalıklara örnek ; Tip 1 Diabet , Daun Sendromu , Papillon- Lefeure Sendromu gibi.

Belirtiler ;
Çocuğunuzda periodontal hastalık mevcudiyetini gösteren 4 ana belirti sizi uyarabilir :

  • Dişeti kanaması , durduk yerde ya da fırçalarken
  • Dişetlerinin şiş , kırmızı olması
  • Dişeti çekilmesi
  • Kötü ağız kokusu

Puberte döneminde progesteron , östrojen gibi sex hormonlarının seviyelerinin artması dişetlerindeki kan sirkülasyonunu da arttırır. Bu da dişetinin, irritasyona cevabını arttırır.
Bu irritanlar da genellikle yiyecek artıkları ve bakteri plağıdır.

Ailelere Tavsiye :
Periodontal sorunların başarılı tedavisinde erken davranmak önemlidir. Bunun için çocukların ve gençlerin dişhekimine rutin kontrollere gitmeleri sağlanmalıdır .Böylece sorunlar büyümeden tespit edilebilir. Çocuklarınızdaki diş sıkma , parmak emme , kalem ısırma gibi  alışkanlıklar, onun ağız ve diş sisteminde bozukluklara yol açabilen kötü alışkanlıklardır, bu alışkanlıkları gözlemleyin ve dişhekiminize mutlaka danışın.

Hekiminiz bu alışkanlıkların erken giderilmesi konusunda girişimde bulunacaktır. Periodontal hastalık ve diş çürüğüne sebep olan bakteriler tükrük  kontaktı ile kişiden kişiye geçebilir. Çocuklarımıza bu konudaki eğitimi erken çağlarda vermeliyiz. Çatal,kaşık, bardak  gibi eşyaların ortak kullanılmaması öğretilmeli,sofrada kimsenin bardağından ,çatalından yenilip içilmemesi gerektiği  sebepleriyle izah edilmelidir. Ve tabii en önemlisi ona çok küçük yaşlardan itibaren ağız ve diş bakımı konusunda örnek olarak, dişlerini nasıl, ne zaman fırçalayacağını göstermek ve teşvik etmektir. Anne ve babalar her zaman için en birinci örnek modeldir.Siz dişlerinizi fırçalıyorsanız , rutin diş kontrollerine gidiyorsanız,bu çocuğunuzun sizi örnek almasını sağlayacaktır. Ayrıca  dişhekimiyle erken tanışan çocuğun koruyucu dişhekimliği hizmetlerinden faydalanması mümkün olacaktır, yani herhangi bir problem oluşmadan bunu önleyebileceğimiz tedavi yaklaşımları koruyucu hekimliğin alanına girer, koruyucu diş hekimliği uygulamalarının yaygınlaştığı ülkelerde diş çürüğü oluşumu çok çok minimal düzeyde olması çarpıcı bir neticedir. Hele hele Türkiye gibi ekonomisi çok güçlü olmayan ülkelerde koruyucu dişhekimliğinin yaygınlaştırılması ülke ekonomisi için de katkıdır .Çünkü uygulamaların pek çoğu  diğer tedavi hizmetleri ile mukayese edilince çok anlamlı bir  biçimde düşük maliyetli hizmetlerdir. Özetle süt dişlerinin ağızda olduğu dönemde karşılaşılan sorunlar ne kadar erken müdahale edilirse o kadar kolay çözümlenir ve bu sorunların ilerki dönemlerde daha komplike sorunlar haline gelmesi engellenmiş olur.Süt dişi çürüdüyse, nasılsa yenisi gelecek demek çok büyük yanılgıdır , dolgu , kanal tedavisi , en son çare olarak dişin  değişmesine çok az zaman kaldıysa çekim düşünülmelidir çünkü ne kadar büyük kavitesi de olsa o süt dişi altından gelecek olan daimi dişin yerinin muhafızıdır ve çok büyük önem taşımaktadır.